Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Babasının üniversitesi!
01 Haziran 2019 Cumartesi, 08:21

Adı Ayşenur İnanç.
Bu hanım kızımıza sorsak, 'İkinciyi geçen kaçıncı olur!' diye.
İhtimal ki, 'Birinci!' diye cevap verir.
Oysa, ikinciyi geçen ancak ikinci olur.
Birinci olmak için, birinciyi geçmek gerekir.
Hikayemizin öznesi bu hanım kızımız zor olanı yaptı ve birinciyi geçti!
Hikayesi şöyle:
1. Ayşenur İnanç bir ay içinde önce Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nde araştırma görevlisi olmak istiyor. 46'ncı olup eleniyor.
2. Sonra Abant İzzet Baysal Üniversitesi'nde sınava giriyor. Tesadüfe bakın yine 46'ncı oluyor ve eleniyor.
3. Son olarak da Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde şansını deniyor ve bu kez 29'uncu oluyor ve yine eleniyor.
Ve mutlu son! Hanım kızımız babası Prof. Dr. Nihat İnanç'ın rektör yardımcısı olduğu Kırıkkale Üniversitesi'nin sınavına giriyor. Sınavda 34 adayı eleyerek 2'nci olmayı başarıyor.
Ve fakat ikinci olmak yetmiyor çünkü okul sadece bir kişiyi işe alacak. Birinci olan Mehmet Can Sürmeli, hanım kızımızdan tam 15 puan yüksek almış üstelik.
Ve ne oluyorsa oluyor bizimki 'birinciyi geçerek birinci oluyor' ve babasının üniversitesinde işe başlıyor.
(Osmanlı'da da böyleydi. Terzinin çocuğu terzi, hamalın çocuğu hamal olurdu, meslekler babadan oğula miras yoluyla geçerdi. Bu sınav mınav işleri yeni çıktı, milletin başına bela oldu!)
Dönelim mi yeniden yazının başındaki soruya:
İkinciyi geçen kaçıncı olur, babasının üniversitesinde?

YENİ TONTON MU GELİYOR?

Gazeteci Fatih Altaylı, eski başbakan yardımcısı Ali Babacan'ın yeni bir parti kuracağı iddiasıyla ilgili, '4 eğilimli bir oluşum yapmak istediğini duyuyorum' demiş.
4 eğilim dendiğinde bizim jenerasyon direkt 'rahmetli'yi hatırlar. Turgut Özal'ı.
4 eğilimi bir araya getirmek yetmez ama.
Televizyona çıkıp 'Size aççık seççik ifade ediyorum ki' diyerek, elindeki kalemi bir aşağı bir yukarı haraket ettirmeli.
Miting yapmak için otobüsün üzerine çıktığında ellerini yukarda birleştirmeli.
Başka türlü bir araya gelmez 4 eğilim!
(Çok eleştirdik ettik ama şu yazdıklarıma bakarsan, sanki özlemişiz Tonton'u!)

İNSANIZ, CANIMIZ ÇEKİYOR!

Ak Parti'nin İstanbul adayı Binali Yıldırım vaatlerini sıralarken çıtayı yükseltmiş.
Gençlere 10 GB ücretsiz internet, İspark 1 saat ücretsiz, evlenenlere 8 bin lira düğün yardımı, su ve doğalgazda açma-kapama ücreti yok, su faturalarında yüzde 46 indirim, her yıl 25 bin engelliye bir hafta tatil, ev kadınlarının el işlerine bin TL, toplu taşıma öğretmenlere ücretsiz, amatör spor kulüplerine 100'er bin TL, bilişimle ilgilenen gençlere 100'er bin TL, evlerin çatısında güneş enerjisi üretimi vs vs vs.
Daha var da böyle, yerim dar yazamadım hepsini haliyle.
İki mini yorumum olacak bu şahane listeye:
1. Bildiğim kadarıyla 1994'ten bu yana, yani tam 25 yıldır aynı siyasi ekol yönetiyor İstanbul'u. Neden kimsenin aklına gelmemiş şu listeden 2-3 maddeyi hayata geçirmek?
2. Bu vaatlerin İstanbul'da seçim kazanmak için ortaya atıldığı gerçeğinden hareketle soruyorum. Ak Partili belediye başkanları tarafından yönetilen Anadolu kentlerinin ahalisinin de canı çekmez mi, şu vaatlerin en azından birkaçını.