Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Avrupa kentleri turist istemiyor
29 Eylül 2018 Cumartesi, 08:12

Venedik'te yerde oturmak ve yatmak turistlere yasak olacak gelecek ay.
50 ile 500 Euro arası ceza kesilecekmiş. Çok enteresan örnek, bu ay başlayacak uygulamayla, market torbasında içki şişesi taşıyanlar polis tarafından yakalanacakmış!
Floransa'da tarihi yerlerde ayak üstü atıştıramazsınız, yasak.
Roma'da İspanyol Merdivenleri'nde oturup yemek içmek de öyle.
İtalya'da ta yıllar önce bir panel yapılmış ve şu sonuca varılmıştı:
'1000 dolardan az harcayacak turist İtalya'ya gelmesin kardeşim!'
Paris'e gidenler esnafın burnunun ne kadar havada olduğunu anlatırlar.
Barcelona daha tipik örnek, halk miting yapıyor, 'turist istemiyoruz!' diye.
Turistler yüzünden hayatları zorlaşıyormuş abilerin.
Daha böyle çok Avrupa kenti vardır bilmediğimiz. Turist deyince tüyleri diken diken olan.
Çünkü ipini koparan oralarda alıyor soluğu.
Adamlar parasından falan vazgeçti, yıldı, tiksindi artık bu turizm işinden.
Ya biz? Açık hava müzesi diye nitelenen bu ülke?
Orada horlanan ötelenen turistler niye gelmiyor Türkiye'ye?
Böyle bir boşluk oluşmuşken, sıcakkanlılığımızla, mutfağımızla, tarihimizle, turist sayısını 75 milyona, turizm gelirini 75 milyara niye çıkaramadık yıllarca!..

2024 İYİ OLACAKTI!

Nereyi deşsen tarih fışkırıyor ülkede! Daha dün Yozgat'ta 1700 yıllık dehliz çıktı ortaya. (Samanlık olarak kullanılıyormuş meğer) Burada şimdi henüz güneş görmemiş antik tiyatro sayılarına girmeyeyim, genel olarak nasıl bir arkeolojik cennet olduğumuzdan söz etmeyeyim.
Tek örnekle karşılaştırma yapmak gerekirse eğer, Barcelona, onca ihtişamına rağmen, eğer olimpiyat yapmasaydı eğer, vasati bir Avrupa kenti olarak kalacaktı. (Sevilla daha mı az değerli misal!) Hiçbirimiz Gaudi'yi tanımayacaktı. (Bir zahmet bakın kimmiş!)
Uzun lafın kısa hali, Türkiye, 2024'ü alamayarak önemli bir 'potansiyel'i de kaybetti.

GİSELE BAKMAK SEVAP MI?

Kendisiyle enteresan bir ilişkimiz vardı. Nerede görsem 'ahh ah' diye iç geçirir, gözlerinin içine içine bakardım. İlişkimizin mottosu şuydu: Gisele bakmak sevaptır.
Gisele Bundchen'dan söz ediyorum. Brezilyalı 'top' model. Ne zamanın top modeli! Az yaşlandı tabii, biraz da yedi-içti, orasında burasında hafif deformasyonlar başladı.
Top modelden 'tok model'e dönüş acıdır, ıstıraplıdır.
Hep 'top' kalmak zordur, 'fit' kalmak meşakkatlidir, maddi-manevi götürüsü vardır.
Ne yapmış o da, gitmiş, 'Newton'u haklı çıkarmak üzere olan ikizlerine estetik yaptırmış.
Dün gazetemize verdiği demeçte (!) göğüs estetiği yaptırdığı için pişman olduğunu söylemiş.
'Number One' hayranı olarak soruyorum bu durumda ben de?
'Gisele bu ne?'
Yıllarca sana 'Gisele bakmak sevap' diye baktık ettik. Ama şimdi iş değişti.
Bizim dinimiz- diyanetimiz buna cevaz veriyor mu bakalım.
Az durun, bir koşu gidip, estetikli hatuna bakmanın sevap olup olmadığını 'alo fetva' hattına danışıp geliyorum.