Bakan Selçuk'tan flaş EYT açıklaması
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 'Emeklilikte Yaşa Takılanlar'la ilgili, "En az 10 analiz yaptık. Her türlü kombinasyonu denedik. Hiçbirinin maliyeti sürdürülebilir değil" dedi.
GÜNDEM , 19 Kasım 2019 Salı, 21:19
Bakan Selçuk'tan flaş EYT açıklaması

Selçuk, Bakanlığının 2020 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı.

EYT'lilerin sayısı ve maliyeti konusunda Bakanlıkça yapılan bir analizin bulunup bulunmadığının sorulması üzerine Selçuk, "Emeklilik sisteminde temel üç kriter var; birincisi yaş, ikincisi prim ödeme gün sayısı, üçüncüsü sigortalılık süresi. Bunların hepsini tamamlayan kişi emekliliğe hak kazanıyor. Yani emeklilikte yaşa takılmıyor. Biz 2008'de büyük bir reform yaptık. SGK'nin mali dengesi yeniden herhangi bir popülist çizgiye gelinmediği sürece 2071'e kadar sürdürülebilir durumda." diye konuştu.

Bakanlık olarak EYT konusunda çalışma yaptıklarını belirten Selçuk, şunları kaydetti:

"Bakanlık olarak bizim elimizde 10 küsur analiz var. Her türlü kombinasyonu denedik. Fakat hiçbirisinin maliyeti sürdürülebilir bir maliyet değil. Bizim emeklilik için yaş şartını bekleyen 1998 öncesinde işe giren sigortalımızın ortalama yaşı 60 değil, 48. Buradakiler 65 yaşını beklemeyecek, kademeli olarak emekli olacaklar zaten. Burada emeklilik yaşının 65 olduğu iddiası da doğru değil. Şu anda 65 yaş şartı kadın ve erkek sigortalılar için tam olarak 2048'de sağlanacak. Bugün ortalama emekli olma yaşımız 53."

"Nüfusumuzun genç kalması önemli"

Selçuk, 3600 ek göstergenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiği bir söz olduğunu anımsatarak, "Bu konuda kapsamlı bir çalışma yapıyoruz. Bunun birçok etkisi var. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile meslekler arasında dengeleri de göz önünde bulundurarak bütüncül bir şekilde konuyu değerlendirmeye devam ediyoruz." dedi.

Türkiye'de sosyal güvenlik alanında 2045'te yaşlı bağımlılık oranının genç bağımlılık oranını geçeceğine dikkati çeken Selçuk, "İşte bunun için Sayın Cumhurbaşkanımız 'en az üç çocuk' diyor. Bu dengeyi sağlayabilmemiz için nüfusumuzun genç kalması önemli." değerlendirmesinde bulundu

Selçuk, Türkiye'de erkeklerin ömrünün yüzde 43'ünü, kadıların ise yüzde 46'sını emeklilikte geçirdiğini belirterek, Bulgaristan'da bu oranın erkelerde yüzde 25, kadınlarda yüzde 30, Belçika'da yüzde 32, Fransa'da ise yüzde 33 olduğunu vurguladı.

Dünya Bankasının verilerine göre Türkiye'de 2015'te yüzde 0,3 olan "aşırı yoksulluk" oranının 2016'da yüzde 0,2'ye düştüğünü dile getiren Selçuk, Dünya Bankasının Türkiye'de "aşırı yoksulluk" kavramı kalmadığı sonucuna ulaştığını aktardı.

Bakanlıklarının sağladığı sosyal yardımlarının yüzde 86'sının hak temelli düzenli yardımlar olduğunu ifade eden Selçuk, bu yardımların Türkiye genelindeki sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca vatandaşlara ulaştırıldığını söyledi.

"Sosyal yardımları sosyal dayanışma haline getirdik"

Türkiye'de yoksuluğun azaldığını vurgulayan Selçuk, "Buna karşın tematik programlarımızın kapsamı artıyor. Biz sosyal yardımları bir sosyal dayanışma haline getirdik. Yardımlarımız asgari ücretle bağlantılı. Net asgari ücretin üçte birinden az olma koşulu var. Dolayısıyla asgari ücrette yaptığımız her artış kapsamı da artırıyor. Şu anda ulaştığımız hane sayısı 3 milyon civarında." bilgisini verdi.

Bakan Selçuk, bazı milletvekillerinin Sayıştayın engelli raporlarıyla ilgili tespiti üzerinden yaptığı eleştirileri, şu şekilde yanıtladı:

"Biz Sağlık Bakanlığında olan raporlar üzerinden engelli aylıklarını bağlarsak o zaman engellilerimizi mağdur etmiş oluruz. Çünkü Sağlık Bakanlığı ile bizim Bakanlığın sistemi şu anda tam entegre değil. Veri tabanında yer almayan raporların düzenlenmemesi sonucu buradan çıkmaz. Sağlık Bakanlı ile Bakanlığımız arasındaki gereki entegrasyon sağlandığı zaman Sayıştay raporundaki husus ortadan kalacak."

Niğde'de 500 kişinin 65 yaş aylığının kesildiği yönündeki iddialara da cevap veren Selçuk, "Niğde'deki hadise yerinde incelendi. Aylığı kesilenlerin yüzde 34'ünün nedeni ölüm, yüzde 18'inin gerekçesi muhtaçlık durumunun ortadan kalkması, yüzde 15'inin sebebi sosyal güvencesinin tespiti, yüzde 9'unun nedeni rapor süresi dolduğu halde raporun yenilenmemesi, yüzde 7'sinin gerekçesi kendi ayrılması, yüzde 17'sinin ise 18 yaşı doldurması ve adres değişikliği gibi farklı nedenler." diye konuştu.

ERDOĞAN'IN EYT KONUSUNDA YAPTIĞI AÇIKLAMA

Tutturmuş bir EYT, erken emeklilik. İskandinav ülkelerinin hepsi bu sistemle battı. Bizim ülkenin başına da bu erken emekliliği dolayanlar bunun bedelini ödediler. Niçin erken emeklilik? Bırakalım ne zaman emekli olması gerekiyorsa o zaman emekli olsun ve parasını alsın. Erken emekli olduğu zaman ideal ücreti alamayacak hem de ikinci bir iş aramak suretiyle ikinci iş ile işsizliğe öncü olacak. SGK sistemimizin çökmesini istemelerinin tek sebebi kaos ortamından kendilerine siyasi rant devşirme hesabıdır.

Biz bunu yapmayacağız. Arkadaşlarıma söylüyorum. Beni bu yola asla teşvik etmeyin. Milletimin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum. Bütün dünya bizim sistemimizi kendine uyarlamaya çalışıyor, bizdeki bazı köhne zihniyetler sistemi çökertmek için hinlik peşinde koşuyor.

BAHÇELİ'NİN ERDOĞAN'A DESTEK AÇIKLAMASI

Devlet Bahçeli "Cumhurbaşkanı'nın son konuşmasındaki değerlendirme bizim için de genel kabul gören bir değerlendirmedir" açıklamasında bulunmuştu.

Bu erken emeklilik konusunun iki boyutlu olduğuna dikkat çeken Bahçeli, "Bir tanesi ekonomik yönden, çok ağır yükümlülükler getiren 6 tane Kıran hareketi, Güneydoğu'da, sınırda güvenlik politikaları, TSK'nın neredeyse 1 aya yaklaşan sınırdaki yükümlülükleri Türkiye ekonomisi açısından önemli değerlendirmelere tabi tutulması lazım. Bu konuyla ilgili bu düşüncemizi herkesle paylaşıyoruz. Böyle bir yükümlülüğün altından kalkabilir miyiz? Yoksa bu toplumsal talep karşısında bir takım çevrelerin istismarına fırsat mı verelim? Bunları iyi düşünmek lazımdır. Sayın cumhurbaşkanı ve hükümetinin değerlendirmesi Türkiye açısından bize göre isabetli olmuştur. Hali hazırda binlerce asker görevleri başında, ekonomik yönden önemli sorumluluklar var. Böyle bir durum içerisinde EYT'yi gündeme taşıyarak karşılığını ve kaynağını bulmakta zorluk çekilen bir ortamda bu vaadin yerine getirilmesi talebi belki ana muhalefet açısından uygun düşebilir; ama cumhur ittifakı yaklaşımı açısından doğru bulmadığımı ifade ettim. Kendilerinin bu konudaki hem cumhurbaşkanımızın hem de hükümet yönetiminin almış olduğu kararın doğru bir karar olduğu kanaatini paylaştım. Zannederim isabetli olur ülkemiz açısından da" diye konuştu.

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR